Virüs
Dünya ölümcül bir hastalığa yakalandı İrfan ve hepimiz en kısa zamanda öleceğiz, bekle ve gör.
Dünya ölümcül bir hastalığa yakalandı İrfan ve hepimiz en kısa zamanda öleceğiz, bekle ve gör.
Aç bağrını usulca vurul da vurul hele Zamanın yırtıldığı kıyamet Çanakkale Ölüler dile gelir alem irkilir buna Cehennemin dibinde bir cennet Çanakkale Kuyulara sunulan vicdanlar ağlar durur Kurudukça yeşeren bereket Çanakkale Ötelerin ötesi şehitler ölmez […]
Yalnızlık bir boşlukturiçimizde;sisli yamaçlarında babalarımızındev gölgesi dolaşırbabalar ki,bizde bitmeyen upuzun tiratlardır;bir masal ağacına benzeyen ellerini uzatıpellerimizdençocuklarımızı okşarlar.Torunlarına baba derler sonra,sürekli değişen sesleriyletorun çocuğunda hortlayarak. Babalar, alınlarımıza yazılmış yalnızlıklardır. Kimi zaman asarlar kendilerini tütün dumanınabir akşamın […]
İki arkadaş Çarşamba Pazarına doğru yola çıkmışlardı. İkisi de son derece heyecanlıydı. Kadir’in sırtında içinde terlik bulunan bir çuval vardı. Hasan bazen çuvalın ucundan tutuyor arkadaşına destek oluyordu. Terlikleri Kadir’in babası almıştı. Çuvaldaki çocuk ve […]
Selim Hoca, nöbetçi öğrenci, müdür yardımcısının odasına çağrıldığını söyleyince bahçeden binaya yöneldi. Niçin çağrıldığına dair en ufak fikri yoktu. Odaya girince takım elbiseli, kel ve göbekli bir adamla, müdür yardımcısı Ahmet Beyi gördü. -Buyurun hocam […]
İstanbul’dan Gönen’e okumaya gelen Mehmet, son kalan parasıyla telefonunun kontörünü yükledi. Annesinden para yollamasını isteyecekti. Bayiden çıkınca annesini aradı. İçinde İstanbul’dan Gönen’e okumaya gelmenin pişmanlığı vardı. Annesini yalnız bırakıp gelmemeliydi. Birkaç Çay Bahçesinde yarı zamanlı […]
BUNA ŞAPKA ÇIKARILIR Caner, kasabanın en gözde berberiydi. Hızlı, temiz tıraşıyla adını duyurmuştu. Düğün mevsimi geldiğinde damatlar, ekmek teknesinin önünde sıraya geçerdi. Onun için önemli olan, müşteri memnuniyetiydi. Daha çırakken müşterinin kıymetini öğrenmişti. Yanında çalışan […]
29.12.2014 Zaman Kapsülü Küçük Betül, camdan yapılan raflardaki eserlere büyülü gözlerle bakıyordu. Kırık dökük eski püskü vazolar, stellerin, çömleklerin sergilenmesine bir anlam veremiyordu. Gördüğü toprak kapların ve aletlerin kullanılacak tarafı yoktu. Evde bile daha çok […]