Kupon

KUPON
Karne günü gelip çatmıştı. Mehmet’in davranışlarından zor bir dönem geçirdiği belliydi. Çabuk sinirleniyor ve hemen her şeye karşı çıkıyordu. Ebeveyni ergenlik çağında olduğunu bildiğinden pek üzerine düşmüyordu.
Okuldaki rehber hocası zor bir dönemden geçtiğini, anlayışla davranılmasını tavsiye ediyordu. Davranışlarından dolayı cezalandırılmamasını ve yıkıcı eleştiri yapılmamasını da söylüyordu. Bu yaşlarda kanın deli aktığını hoş görülü bir disiplin uygulanmasını da belirtiyordu.
Babası annesi ile anlaşmıştı. Eve gelirken, çarşıdan bir şey istiyor musun? Diye soracaktı. Başarı belgesi varsa, annesi pasta isteyecekti. Ama karnede bir zayıf varsa bir yumurta isteyecekti. İki zayıf varsa iki yumurta isteyecekti.
Babası bu duruma göre yaz tatilinde ne yapacağına karar verecekti. Başarı köye tatille ödüllendirilecekti.
Zayıf getirirse sabah Kuran Kursuna gidecek ve öğleden sonra Ganyan Şükrü’nün bayisinde çalışacaktı. Çay dağıtacak, etrafı silecekti. Disiplin elden bırakılmamalıydı.
Karne alınmış, Mehmet moral bozukluğu ile eve geldi. Ailesi bir açıklama isteyecekti. Ne diyecekti?
Annesi karneyi eline aldı. En yüksek not üçtü. O da Beden Eğitimi dersiydi.
-Gelecek sene daha çok çalışırsın, dedi ve mutfağa bulaşıkları yıkamaya geçti. Sessizlik Mehmet için fırtınanın habercisiydi. Akşama kadar odasından çıkmadı. Babasına yapacağı açıklamayı düşünüyordu. Nasıl fırça yiyecekti? Odasını topladı. Sıkılarak bilgisayarını karıştırdı.
Ev telefonu çaldığında koşarak açtı. Arayan babasıydı. Annesine seslendi.
-Anne babam çarşıdaymış, bir şey lazım mı, diye soruyor.
Annesi bulaşıklı ellerle salona geldi.
– Söyle babana bir koli yumurta alsın.
Mehmet annesinin isteğini söyledi.

Yarım saat sonra zil sesiyle babasına kapıyı açtı. Babasına karneyi nasıl göstereceğini düşünüyordu. Elinden torbaları aldı. Babası;
– Al bakalım yumurtaları, dedi. Kapıdan girdi.
Eşi sofranın hazır olduğunu, masaya geçilmesini söyledi.
Yemek sessizce yendi. Karneyi nasıl göstereceğini düşünüyordu. Annesi sofrayı toplarken babası haberleri izlemek için koltuğuna oturdu. Elinde karneyle televizyonun karşısındaki babasına gitti, korkarak karneyi verdi.
Babası Mehmet’in verdiği karneyi inceledi. Türkçe;2. Matematik;1. Coğrafya;2. Fen Bilgisi;1.
– Oğlum ne bu?
– Karne baba.
Babası karneyi evirdi, çevirdi. Sinirlerini belli etmedi. Yumuşak bir sesle,
– Ben Spor Toto kuponu zannettim. Evladım yazın öğlene kadar Mehmet abinin kursuna gideceksin. Öğleden sonraları Ganyan Şükrü’nün bayisinde çalışacaksın
– Ama baba cezalandırıyorsun. Babası biraz kızarak.
– Bu karne yerine kupon yapsaydın belki köşeyi dönerdik. Kendini geliştirmen için önünde koskocaman bir yaz var.
Dedi ve karneyi uzattı. Karne elinde odasına çıkarken annesi yumurtaları buzdolabına diziyordu.

Bir yanıt yazın