ÜRPERTİ VE KOR
Bir mum ışığı bulalım seninle bu gece Ya da Bir mum ışığı gölgesi Ve yanalım! ⓘⓓⓔⓑⓘⓨⓐⓣ Yasin Taçar
Bir mum ışığı bulalım seninle bu gece Ya da Bir mum ışığı gölgesi Ve yanalım! ⓘⓓⓔⓑⓘⓨⓐⓣ Yasin Taçar
Garip bir şekilde terk ediliyoruz doktor Önce zaman bizi terk ediyor Sonra ipek tenden solup akarak Siyahı bir saçın… Garip bir şekilde terk ediliyorduk Kavuşmadan ayrılıyorduk Vuslattan önce nasıl firak geliyordu Hayat bulmadan ölmek kendini […]
Kalbim büyüyecek. Kalbim büyüyünce ben baba olacağım. Tıpkı bir gül kokusu saçıldığında Karımın anne olması gibi. Allah’ım beni bul. Seni bulamıyorum Allah’ım. Zaman çalıyor ellerimi. Birkaç dua biliyorum aslında Belki faydası dokunur ölmelere Ama yok. […]
“ah, kimselerin vakti yok durup ince şeyleri anlamaya.” “insanlar, motor sesleri, sis, akıp giden su.. ah ne yapsam ne yapsam her yerde bir hüzün tortusu.” … her yerde sarı çizgiler yüzlerde belli belirsiz […]
Düşüncemin Malazgirt ovasında Kalp sancıları çekerken ben, Ne sen Alparslan oluyorsun Ne ben Diyojen. Malazgirt’i geride bırakıp El ele giriyoruz Erzurum’a… Tüm yirmi altı Ağustoslar Bayramdır artık Türk’e, Ermeni’ye, Rum’a. ⓘⓓⓔⓑⓘⓨⓐⓣ […]
Kenti seviyorum Medeniyeti seviyorum İnsan elini Yontulmuş Üst üstüste konulmuş iki taşı Elbette köprüleri İyi ki köprüleri , herhalde köprüleri… Saat kulelerini, çan kulelerini Trafoları Su kuyularını Arkları … Yıkık kaleleri, minareleri Şerefeden bakma tutkusunu […]
RASTGİDE LÖRA Bir tefekkür vakti mutlu olurdum Gökkuşağından habersizce kopardığım düşlerimin renginde. Bir de seninle Löra… Ben olsaydım Çıplak ayaklarla gezinirdim gözlerinde. Ve de nefessiz kalırdım. Eminim ! Tanrı da nefessiz kalmıştır bugün! Ne senelerce […]
Meçhul ömrüm nihayete ererse Kara güne beyaz giydir, beni hatırla. Ağaçların yaprağını dökerse Karaçalı çiçek açar, beni hatırla. * Uzun saçlar dalgalanır uzakta Yar kokusu zehir olmuş başakta Şu dağları Leyla diye aşak da Doruklarda […]
değerler aşmaklar çivi niçin siyah beyaz elbette siyah beyaz cennet kimi cehennem kimi ⓘⓓⓔⓑⓘⓨⓐⓣ Zehra Başaran
Ekime ve nisana İnsan soluyan tüm fıtrata Yaprak yaprak dökülmüş olmanın sarsılmaz erginliğiyle Hesapsız savruluyorduk Seviyorduk hiç acımadan ve aç kalmadan Mecnundan çöl çalıyorduk Kafka’dan ruh Ruhu vardı acının, karanlık ve kedi Yara alıyordu kendi […]