Beş Vakit İntihar

besvakitintihar

En uzak öykülerin yakınındaydık hep
En yakın bakışların uzağında.
Hışır hışır bir ekim olamadık örneğin.
Yağmuru gördük, denizi sevdik
Denizi sevdik, yağmur sızdı.
Toprak hep yalnızdı.

Merhamet dileyen başımız
Saçımızla kavgalıdır.
Hiç bir kitabın ön sözünde yoktur
Türklerin esmer olduğu,
Tarih tekerrürden ibaret değildir örneğin.
Mefkûrelere kurban adanırken insanlık
Mayınlar serseri serseriyken
Aşk tüm görkemiyle başımızda dolaşıyor
Dört başı mamur çocuklar gibi
Kuyusunda naralar
İnce ince manalar
Bayat haliyle maddenin
Beş vakit alacağımız var.

Mucize ne kadar imkansızsa
Alışmak o kadar kolaydır.
En mahrem saatlerde tükürmelisin hayatın yüzüne
Koşmalısın deli taylar gibi,
Esmelisin en yıkıcı rüzgarın üstüne
Sarsılmadan Nemrut’un tahtı
Bahtını bağlamadan hurafeler
İblis’i dinlemeden şarkılar
Haydi kır putlarını.

Hiç kimsenin kara kaşı, kara gözü
Bilindik bir bakışı yoktur.
İşte bu noktada başlar, virgülün aşkı.
Tam da alışmışken aşksızlığa
Hücrelerim sakinken örneğin
Nabzım olağanken,
Tüm değerler alt üst olmamışken yani
Yerle bir etmenin ne anlamı vardı
En steril bakışları.

Haydi kalk Zilha
Kuyular dolusu İbrahim veriyorum sana
Karunlar dolusu saadet.
Haydi çık gözlerime
İntihar et.

 

 

 

idebiyat

Ömer Faruk ÜNALAN

Bir yanıt yazın