Abdurrahman’ın Kalbe Dokunmasıdır

11988418_958487010875281_8165337406140429212_n

Sensizliğimin hiçinci yılındayız Abdurrahman. Seni en son kalbimin krizinde gördüm. Doktorlar kapıları kilitliyorlardı kaçmamam için. Nefesimin ayak seslerini duyuyordum kapalı kapılarda ve duvarlarda… Monitörde içli bir nameyle, çizginin düzleştiği yerde bana kapıları sen açtın. Dışarıya deli gibi koşuşum ve karlar üzerinde beni babaannemin karşılaması seni biraz unutturdu. Oysa sen geceler boyu kalbimin hem kriz noktası hem kurtuluşuydun..

Şarkı bitiyor Abdurrahman, lütfen biraz daha dayan…

 

Üç beş kuruş kazanmak yerine, bu ağrıyla hala şiir yazıyorsam
Tabutların da bir midesi olduğundan
İstemiyorum hiçbir dergiye çıkmak
Sızının toniği bir kozmetik kalp
Durmadan geriye bakmanın baş tutulması
Ben yaşayamıyorum bunuN nesini anlamıyor insanlar
Ağır uykularım yok, belki biraz ihmalli rüyalar
Fikir tutmaz derviş sarıkları
Rabbenasına sığındığım içli bir şarkı
Aman dilediğim ağzının küçük kuyusu, ağzının küçücük bir kuyusu
Aman ki el aman !
Nasıl bir sevilmek bu sendeki, kalbimde şavklanan
Kim olduğumu ikimiz de bilmiyoruz, belki biraz ihmalli rüyalar
Delişmen bir yakınlık tasarlıyoruz menzilimiz dünya
Sen omuzunu verip bir atın sakatlığına
Vurulmayı bekliyorsun denklemsiz bir panayırda
Kalk, ocağın altını yak, bileklerimizdeki gaz kokusunu bastırsın
Tüm bunlara ölsem senin de gönlün bulanır Abdurrahman.

 

Acının bel kemiğinde kuduran tahammülsüzlük
Ellerinin, açılmayan çiçek küskünlüğü
Allah’ın yanından yeni gelmiştin Abdurrahman
Yüzünde utanmayı bilen bir dudak süsü
Allah’ın yanından yeni gelmiştin ve
Ruhundaki kundak kokusu ruhuma işliyordu
Sen sol cephesinde gövdemin
Azimli savaşlar veriyordun
Marstan yaşama hevesi gibi bahsedişin
Kavram tahtını yerle bir edişin
Tırnakları ojeli kıskaçları boğazımdan def ediyordu
Etine çizili, zamanın en gösterişli saati
Sevişsek biraz dinecek öfke
Sevişsek , kerbelalı kanlar devrinde…
Fi sebilillah’lık bir şey olalım artık Abdurrahman
Yol ki hassas bir zar, tek vücutlu bir gazâ
Gelip isteseydin güneşten beni
Deseydin işte bu benim od’luğum
Ne zarar verir ne azaltır senden bir şeyi
Şahit olsun ki yer gök ve küllü bedâ
Ne zarar veririm ne azaltırım senden bir şeyi.

 

İnsanlar ezilmek içindir kalbimin garip kuşu
Ve sevmektir elbette bir kamburu kahraman yapan
Biz yaşayamıyoruz bunun nesini anlamıyor insanlar
Kelebeğin ışığa son yanışı gibi
İşte! Güneşin soldurup yıprattığı o beyaz tül
Marsı da taşladılar Abdurrahman
Maviyi yarıp gelen şu bakir kan
Ah! Bizim şarkımız da
Azrail’i yaşatan temayüllü bir can…

sade-arka-plan-siyah-1Feyz KARİHA

Bir yanıt yazın